HUKUK

Biz insanlar için toplum halinde yaşamanın sayısız faydaları vardır. Bu şekilde yaşamakla diğer insanlarla çok sayıda ilişkiler kurarız.

Toplumda birbirimizle olan ilişkiler birçok kural ile düzenlenir. Bu kurallar ahlak kuralları, örf ve adet kuralları, görgü kuralları, din kuralları ve hukuk kurallarıdır. Bu kurallara değişik sebeplerle itaat ederiz.

Hukuk kuralları dışında diğer kurallara uymadığımızda başkaları bize farklı davranır ve kendi içimizde rahatsızlık duyabiliriz. Devlet onlara uyulup uyulmaması ile ilgilenmez.

Fakat hukuk kurallarına uymadığımız zaman, örneğin bir kimseye fiziksel veya manevi bir zarar verdiğimizde kendimizi cezalandırılma veya tazminat istemi ile mahkeme önünde bulabiliriz. Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran, yaptırıma sahip olmalarıdır.

"Hukuk" toplumdaki davranışlarımıza rehberlik eden bir kurallar topluluğudur. Sosyal düzeni korumak, adaleti idame ettirmek, kişilerin can ve mallarına zarar verilmesini önlemek amacı ile toplumu idare eden bir kurallar sistemidir. Bu kuralların o kadar önemli olduğu düşünülür ki devlet eli ile uyulması temin edilir.

Toplum kurallarının en ciddi biçimde ihlâli "suç" olarak isimlendirilir. Suç işleyen kişiler tutuklanır, yargılanır ve bu amaçla görevlendirilen memurlar (hâkimler) tarafından cezalandırılırlar.

İnsanlar arasındaki anlaşmazlıklar ve başkalarına karşı bir tür uygun olmayan davranışlar suçlar kadar tehdit edici görülmemiştir. Bu tür uyuşmazlıklar "hukuk davası" olarak isimlendirilirler ve hukuk mahkemelerinde çözüme kavuşturulurlar.

Devlet organları dahi tıpkı bireyler gibi hukuka uymak zorundadırlar. Hukuka uymadıklarında hukuka aykırı eylemleri zarar gören taraflarca bir idare mahkemesi veya anayasa mahkemesi önüne getirilir.

"Hukuk" toplum için yoğun ilgi odağıdır. Çünkü o suçlarla başa çıkmak ya da hukuki uyuşmazlıkları çözümlemek amacı ile mahkemelerce uygulanır.

Sonuç itibarı ile "hukuk" o kadar önemlidir ki neredeyse günlük yaşamımızın tüm yönlerini düzenler.